TurkExim Menü Çubuğu

     PİKNİK KAKAOLU BİSKÜVİ

   
Product Code : PB-T
 Order         Product Details
 
 
Product Details

Çay Ocağının Olmazsa Olmaz "Eksiği": O Meşhur Anı Piknik Kakaolu


Yine bir Cumartesi öğleden sonrası. Hani o haftanın yorgunluğunun omuzlardan yavaş yavaş indiği, saatin kaç olduğunun pek de öneminin kalmadığı saatler... Bizim ekip, mahallenin o meşhur, duvarları yılların yorgunluğunu taşıyan ama havası hep taze kalan çay ocağında toplanmışız.

Çaycı Hüseyin Abi, sormadan tazelemeye başlamıştı bile tavşan kanı çayları. Kaşıkların ince belli bardaklara çarpma sesi, arka masadaki okey tıkırtılarına karışıyordu. Siyasetten futbolun gidişatına, eski okul anılarından yeni iş telaşlarına kadar uzanan, daldan dala atlayan o derin sohbetin tam göbeğindeydik.

Çaylar bitti, ikinciler istendi. Sohbet tam alevlenmişken, masanın en sessizi, hepimizin "Filozof" dediği Murat aniden durdu. Bardak kaşığını bardağın kenarına bıraktı, hepimize teker teker baktı ve o tarihi soruyu sordu:

''Arkadaşlar, bir şey unutmadık mı?''

Hepimiz donup kaldık. Herkes birbirinin yüzüne, sonra masaya baktı. Cüzdanını unutan mı vardı? Hesabı mı ödememiştik? Telefonunu evde bırakan mı olmuştu? Merak ve hafif bir endişeyle birbirimizi süzüyoruz. Cihan, "Ne oldu oğlum, şekeri mi unuttun?" dedi gülerek.

Ama Murat ciddiydi. Gözlerini kısmış, hâlâ masanın ortasındaki o büyük boşluğa bakıyordu. "Hayır, çay tamam, sohbet şahane ama..." dedi sesi biraz daha alçalarak. "Bu masada kocaman bir eksik var."

Tam o sırada, karşımda oturan Ahmet, yüzünde yaramaz bir çocuk gülümsemesiyle elini ceketinin iç cebine attı. O meşhur ceketinin cebinde her zaman bir sürpriz olurdu zaten. Ahmet, elini yavaşça çıkartırken masadaki gergin bekleyiş yerini meraklı bakışlara bıraktı.

Beklenmedik Kahraman: Anı Piknik Kakaolu

Ve işte oradaydı! Ahmet, elini ceketinden çıkarttığında parmaklarının arasında parlayan o kırmızı paket... O an masadaki herkesin gözleri parladı. Hepimiz aynı anda aynı şeyi düşündük ama hiçbirimiz dillendirememiştik.

Ahmet, paketi yavaşça masanın tam ortasına bıraktı: Anı Piknik Kakaolu Bisküvi.

Cihan pakete uzanırken, "Ahmet, sen bir dahisin!" diye bağırdı. Murat, yüzünde büyük bir zafer gülümsemesiyle bardağına geri döndü. "İşte o eksik parçayı bulduk," dedi.

Hüseyin Abi, masadaki paketi görünce tebessüm etti. "Ahmet Oğlum, sen bu işi biliyorsun. Bu kakaolunun yanına çay gider mi, koşar koşar!" dedi.

Nostalji Kokusu ve Çıtırtı Sesleri

Paket açıldığında o tanıdık, buram buram kakao kokusu çay ocağının nemli havasına karıştı. Herkes birer tane kapıştı. Kimi bisküviyi çayın içine bandırıp yumuşamasını bekledi (ki bu işin raconu budur, bilirsiniz), kimi o çıtır çıtır kakaolu lezzeti olduğu gibi ısırıp üstüne sıcak bir yudum çay çekti.

Anı Piknik Kakaolu’nun o yoğun kakao tadı, çayın burukluğuyla öyle bir birleşti ki, sanki masadaki sohbet bir anda vites yükseltti. O çıtırtı sesleri arasında eski piknik anıları, okul kantininde paylaşılan bisküviler, anneannelerin yaptığı kakaolu kekler canlandı hafızalarımızda.

Bazen mutluluk çok büyük şeylerde değildir; dostlarla içilen taze bir çayda ve o çayın yanına ansızın cebinden çıkan kakaolu bir bisküvidir. O Cumartesi, çay ocağının tozlu havasında, Anı Piknik Kakaolu sayesinde, dostluğumuzun tadı biraz daha kakaolu, biraz daha sıcak ve kesinlikle çok daha unutulmaz oldu.

Siz de çay keyfinizi bir Anı ile taçlandırmayı unutmayın. Bazen en büyük "eksik", en küçük pakette gizlidir.

 
 
We wiil turn to you by e-mail as soon as possible.
Order Form
Name
Quantiy
E-Mail
Telephone
Address
County
City
Message