TURKEXIM

Importer  Search Engine
  • https://www.facebook.com/turkishexportersdirectory
  • https://twitter.com/turkeximport
 
  Dış Ticaret Haberleri

ABD ye Organik Ürünler İhracatı

ABD'YE ORRGANİK ÜRÜNLER İHRACATI



3.3. AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ ORGANİK ÜRÜNLER PAZARI

 

3.3.1. Organik Üretim

 

2000- 2006 yılları arasında 119 ülkede 77 milyon hektar alanda organik tarım 

yapılmaktaydı. ABD sertifikalı organik tarım alanı baz alındığında Avustralya, Çin ve

Arjantin’den sonra dördüncü sırada yer almaktadır ve her eyalette sertifikalı tarım alanı

mevcuttur. Fakat, Amerikan organik tarımının önünde daha uzun bir yol mevcuttur. Çünkü

toplam tarım alanın sadece % 0.5’i, meralarının da % 0.5’inde sertifikalı organik tarım

yapılmaktadır. Sebze alanlarının %5’inde meyve ve sert kabuklu yetiştirilen alanların %

2.5’nde organik tarım yapılmaktadır.

 

Organik hayvancılık diğer sektörlere göre daha az yapılsa da gelişmekteydi. 2005

yılında süt ineklerinin % 1’i, tavukların % 0.07 organik sisteme uygun yetiştirilmekteydi.

Hayvancılık sektöründeki bu açığın nedeni organik düzenlemelerin yem sanayine tam

anlamıyla adapte edilmemesinden kaynaklanmaktadır.

 

Amerikan Tarım Dairesi Ekonomik Araştırmalar Merkezi (USDAERS)

verilerine göre Amerikan tarımında geçen 1015 yıl süresince en hızlı büyüyen sektörlerden biri organik

tarımdır. 1990 yılında Organik Gıda Üretim Yasası Kongre’den geçtiğinde Amerika’dan 1

milyon hektar alanda sertifikalı organik tarım yapılmaktaydı. USDA’ın Amerikan Organik

Standartlarını uygulamaya koyduğu 2002 yılında sertifikalı organik tarım alanı 2 katına

çıkmıştı ve 2002-2005 yılları arasında da yine 2 katına çıkmıştır.

 

20000-2005 yılları arasında organik canlı hayvan sayısı % 251 artarken, kanatlı hayvan

sayısı % 335 artmıştır. Her ikisinde de artışın en önemli nedeni güvenli ve sağlıklı et

ürünlerine olan ihtiyaçtır. Tüketiciler organik koşullarda yetişmeyen tavuk ve

büyük/küçükbaş hayvanların sağlık açısından daha fazla risk taşıdığını düşünmekte olup,

organik ürünlerin tüketimini artırmaktadırlar.

 

Organik ve konvansiyonel tarım ürünleri, süt ürünleri ve et ürünleri arasındaki fiyat

farkı nedeniyle giderek daha fazla küçük çiftlik sahibi organik üretime geçmektedir. Küçük

çiftçiler için konvansiyonel üretimden organik üretime geçmenin riski hala en önemli engel

olarak görülmektedir. Büyük üreticiler ve özellikle Organic Valley çiftçi kooperatifi,

çiftçilerin üretim metodlarını, organik yönteme çevirmeleri için çok büyük çaba

harcamaktadırlar.  

3.3.2. İç Pazar 

Organik gıdalara olan talebi, tüketicilerin gıda güvenliği ve gıda arzının bütünlüğü

konusundaki endişeleri yönlendirmektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nde devletin denetim

konusunda attığı adımlar sayesinde kontamine olma ihtimali olan gıdaların erkenden geri

çağırılmaları yaygınlaşmıştır. Fakat FDA’i etkileyen ekonomik etmenlerin neden olduğu

sınırlamalar tüketicileri satın aldıkları ve tükettikleri ürünlerin güvenirliliği konusunda

endişelendirmektedir. 

 

ABD’de gıda kaynaklı hastalıklarla ilgili verileri toplamakla yükümlü kurum olan

Food Net (Foodborne Diseases Active Surveillance Network) verilerine göre 2006 yılında

1996-98 dönemine göre en önemli dört gıda kaynaklı hastalık oluşumunda önemli bir azalma

kaydedilmiştir. Fakat 2006 yılından önce meydana gelen düşüş gelişme kaydedildiğini

gösterse de, Company Bacter, Listeria, Shigella ve Yersinia gibi patojenler gıdaları

etkilemektedir.

 

Başka hastalıklardan kaynaklanan vakaların sayısı da artmıştır. Salmonella

bakterisinin neden olduğu hastalıklar sadece tavuk ve yumurtada değil, yaş meyve ve

sebzelerde de görülmüştür.

 

2006 yılında taze domates tüketiminden kaynaklanan iki salmonella vakası görülmesi

üzerine yaş meyve ve sebzelerin kontamine olmasının engellenmesi için çalışmalar yapılması

gerekmiştir. Yine 2006 yılında pişmemiş (çiğ) deniz ürünleri tüketiminden kaynaklanan

“Vibrio” hastalığı vaka sayısı Food Net kayıtlarının tutulmaya başlanmasından itibaren en

yüksek değere ulaşmıştır.

 

Eğer tüketiciler, özellikle çiğ tüketilen gıdalarla ilgili tedbir alırlarsa gıda kaynaklı

hastalıkları kapma riskini azaltabilirler. Tüketiciler, pastörize edilmemiş süt, çiğ veya az

pişmiş midye, yumurta, dana eti ve az pişmiş tavuk yemekten kaçınmalıdır.

Bazı tüketiciler organik gıdaların özellikle organik olmayan yöntemlerle yetiştirilmiş

sığırlarda sıklıkla görülen deli dana hastalığı için bir çözüm olduğuna inanmaktadır.

Genelde tüketiciler organik gıdaların daha sağlıklı ya da gıda güvenliği problemlerin

çözümünde daha riskli olup olmadığı konusunda ortak bir görüşe sahip değildir. Mintel’in

yaptığı araştırmaya göre tüketicilerin %48’i organik ürünlerin, organik olmayan ürünlere göre

daha iyi olduğunu düşünmektedir. Fakat % 32’si organik et ve yaş meyve ve sebzelerin

güvenliği konunda endişe etmekte olup, organik ürünlerin gıda güvenliği konusunda bir

çözüm olmadığı görüşünü savunmaktadır.

 

Yine de tüketicilerin gıda güvenliği konusundaki kaygıları organik gıda satışlarına yön

verecektir.Datamonitor’ün yaptığı tahmine göre 2008 yılında ABD organik gıda pazarının

büyüklüğü 23 milyar dolara ulaşmıştır. 2004-2008 yılları arasında pazarın ortalama büyüme

hızı % 17.9 olarak gerçekleşmiştir. Meyve ve sebze satışlarından 9.2 milyon dolarlık gelir

elde edilmiş olup, % 40’lık pazar değeri ile ABD organik gıda pazarındaki en karlı sektör

olmuştur. Hazır gıdalar ise 4.6 milyon dolarlık satış ile pazardan % 20 pay almıştır.

 


3.3.2. 1. Organik ve Doğal Ürün Arasındaki Farklar

 

Or ganik ür ün, sentetik gübre ve pestisit kullanılmadan üretilmekte olup, GMO

(Genetiği Değiştirilmiş Organizma) içermemektedir. Fakat organik kelimesi üretim metodları

ile ilgili olup, işleme veya diğer takip eden süreçlerle ilgili değildir. Yani bir ürünün

içeriğinde organik ürünler kullanılabilir aynı zamanda ürünün içinde “doğal” olmayan ürünler

de kullanılabilir. Örneğin, bazı soya içeceklerinde ve kırmızı et alternatifi ürünlerde organik

soya fasulyesi kullanılmış olabilir ve aynı zamanda aroma ve renk gibi organik veya doğal

olmayan maddeler de ürün içeriğinde yer alabilir.

 

2002 yılında Federal Hükümet organik ürünler için kalıcı bir standart geliştirmiştir.

Organik meyve ve sebze gibi işlenmemiş gıdalar ürün sertifikalı organik koşullar altında

yetiştirildiğini garanti eden etiketlere sahiptir. İşlenmiş ürünler ise, içeriğinde kullanılan

ürünlerin en az % 95’inin sertifikalı olduğunu gösteren etiketlere sahiptir. % 70%

95 organik ürün ihtiva eden ürünlerin etiketlerinde “organik ürün ile üretilmiştir” ibaresi yer almakta

fakat Amerikan Tarım Dairesi (USDA) organik logosu ürünler üzerinde kullanılamamaktadır.

Doğal ürün, yapay bileşen, katkı maddesi içermeyen fakat organik yerine yapay

olmayan konvansiyonel bileşenlerden oluşabilir.

 

Doğal ürünlerin etiketlenmesi söz konusu olmayıp, aynı zamanda devlet tarafından

kontrol edilen “doğal” etiket de yoktur.

 


3.3.2. 1. Organik Ürünlerin Fiyatları Konusundaki İleri Dönemdeki Beklentiler

 

Mintel’in araştırmasına göre, ankete katılanların % 52’sinin geçmiş yıllarda organik

ürün satın alması organik pazarın büyüyeceğini göstermektedir. Organik gıdalar daha fazla

yaygınlaşmaya başladığı için ve organik ve konvansiyonel ürünler arasındaki fiyat farkının

Mintel’in öngörüsüne göre azalmaya devam edeceği düşünülerek pazarın büyüyeceği tahmin

edilmektedir.

 

2006 yılında organik pazara giren WalMart süpermarket zinciri organik ürünleri daha

fazla tüketici için daha ulaşılabilir ürünler haline getirmek için organik ve konvansiyonel

ürünler arasındaki fiyat farkının % 10 olması konusunda karar almıştır.

Örnek süpermarket 2006 yılı sonunda Teksas, Plano’da açılmış olup, 500’den fazla

organik ve doğal ürün sunmuştur. Fakat hangi organik ürünlerin diğer WalMart

süpermarketlerinde yaygınlaşacağı konusu açıklığa kavuşmamıştır. Şirket satış verilerini

paylaşmadığı için WalMart’ın piyasaya girişinin etkileri değerlendirilememektedir.

Geçmiş yıllarda süt ve süt ürünleri fiyatları göreceli olarak sabit kalırken,

konvansiyonel süt ve süt ürünleri fiyatları artmıştır. Bunun nedenleri arasında Çin’deki peynir

altı suyu ve süt tozuna olan talebin artması ve Avustralya’nın ihracatını etkileyen kuraklı

sayılabilir.

 

ABD’nin Çin’e süt ve süt ürünleri satan en önemli ihracatçı ülke olması ABD’deki

fiyatları da artırmıştır.

 

Mintel’in Araştırmasına katılanların % 67’si “organik ürünler daha az pahalı olsaydı

daha fazla organik ürün satın alırdık” cevabını vermesi, gelecek dönemde organik ürünlerin

fiyatlarının düşmesini, organik ürünlerin satışlarının artmasını ve ürünlerin pazarda daha fazla

yer almasını sağlayacakğını göstermektedir. 

 

3.3.3. Pazarın Büyüklüğü ve Eğilimler


Mintel’in yaptığı araştırmaya göre; organik gıda satışları 20022007

yılları arasında % 132 başka bir ifade ile enflasyon sonrası % 103 oranında bir artış kaydetmiştir. Bu önemli

büyüme, organik gıdaların daha makul hale geldiği ve tüketicilerin daha sağlıklı ürün

taleplerinin arttığını göstermektedir. 2006 tüm yıl satışları ile 16.7.2007 tarihi itibariyle 52

haftalık satışlar karşılaştırıldığında % 8,7’lik bir artış görülmekte olup, bu artış 2007 toplam

satışlarının da yüksek olacağı göstermektedir. Bununla birlikte yavaş bir büyümenin de

işaretleri mevcut olup, bunlar aşağıda sıralanmıştır.

 

o Piyasadaki fiyat rekabetini yönlendiren mağazaların kendi markaları altında sattıkları

ürünler hızla artmaktadır.

o Tüketiciler organik ürünler ve onların ikameleri olan doğal ürünler arasında kararsız

kalmaktadırlar. Doğal ürünler daha ulaşılabilir oldukça tüketiciler organik ürünlerin

tek seçenek olmadığını düşünmektedirler. Tüketiciler sadece meyve sebze ve süt

ürünleri gibi organik olanlarının fark yarattığını düşündükleri ürünleri satın alma

eğilimindedirler. Ayrıca organik ürün tercih ederek önemli bir katma değer

yarattıklarını da düşünmemektedirler.

 

o Organik ürün temin edebilmek gıda sanayi için sorun olmaktadır. Konvansiyonel

toprakların organik üretime çevrilmesi zaman alan bir süreç olduğu için gıda sanayinin

bazı sektörlerinde (ör. et) ithalat tüketici talebi ve arz arasındaki açığı kapatmaya

yardımcı olmakta, fakat fiyatları yükseltmektedir. Amerikan kaynakları organiğe

çevrildikçe fiyatlar düşecektir.

2002-2007 yılları arasında piyasaya 5.305 çeşit ürün sürülmüş olup, soslar ve çeşniler,

atıştırmalık ürünler ile unlu mamuller toplamda en fazla yeni ürünün piyasaya sürüldüğü

gruplar olmuştur. Yıl bazında ise en fazla sayıda yeni ürün 2006 yılında piyasaya

girdiğimiştir.

 

Özel marka (Private Label) ile piyasaya sürülen ürünlerin önemi giderek artmaktadır.

Target, Kroger, Whole Foods ve diğer perakende mağazaları özellikle son iki yılda kendi

markaları altında piyasaya oldukça fazla sayıda ürün sürmüşlerdir.

 


Özellikle 2005 yılından başlayarak mağazaların kendi markaları altında piyasaya ürün

çıkarmaları (ki bu ürünler markalı ürünlerden daha ucuz satılmaktadır) Organik ürünlerin

fiyatlarının yüksek olması nedeniyle organik satın almayan tüketiciler için bu ürünleri daha

ulaşılabilir hale getirmiştir.

 

Mağaza markalı ürünler, markanın büyümesini temsil ettiği için de önemlidir.

Pek çok örnekte mağaza markaları mağazanın adını taşımamakta ve ucuz alternatifler

ya da sadece basit ürünler olarak konumlandırılmamaktadır. Bunun yerine mağaza

markalarının çoğu kendi özel etiketlerine sahiptir. Buna örnek olarak “O” Organics

(Safeway), Nature’s Promise (Ahold), 365 Organics (Whole Foods) ve Private Selection

(Kroger) verilebilir.

 

3.3.3.1. Pazardaki Ürün Çeşitleri

 

Organik gıda pazarı aşağıdaki kategorilere bölünebilir.

o Organik meyve ve sebzeler

o Organik hazır ve paketlenmiş gıdalar

o Organik atıştırmalıklar

o Organik tahıl ürünleri

o Organik süt ürünleri

o Organik et

o Diğer organik ürünler


2005-2007 yılları arasında organik gıda satışları %32.6 artmış olup, en büyük artış

%93.8’lik artış ile organik et satışlarında gözlemlenmiştir. Mağaza markalı ürünlerin

üreticileri ve perakendecilerinin, piyasadaki normal ürünlerden (tahıllardan ketçaba kadar)

vejeteryan pizza gibi daha yaratıcı ürünlere kadar değişen çok sayıda yeni ürünü piyasaya

sürmeleri en büyük büyüme oranının bile %20’den fazla olmasını sağlamıştır.

 

Çok çeşitli dağıtım kanalları sayesinde organik ürünlerin piyasada bulanabilirliği

artmış, bu da satışları artırmıştır. Organik ürünler sadece doğal gıda dükkanlarında değil,

süpermarketlerde ve üyelik sistemine dayalı mağazalarda da satılmaktadır. Bu mağazaların

çoğu ürün gamını genişletmiş olup, taze ürünler, et, dondurulmuş ve soğutulmuş organik

yemekler ve mezeler ile meyve ve sebze satmaktadırlar.

 

3.3.3.1. 1. Organik Meyve ve Sebzeler

 


Dondurulmuş, taze ve işlenmiş organik meyve ve sebze satışları 20022007

yılları arasında %115 başka bir ifade ile 2007 sabit fiyatlarıyla %89 oranında artmıştır. Taze ürünler

en büyük alt sektörü oluşturmakta olup, Driscoll’s, Fresh Express ve Earthbound Farms

şirketleri salata ve meyve gibi ürünleri FDM (gıda, ilaç ve toptan ticaret yerleri) ve doğal ürün

dağıtan kanallara satmaktadırlar. 2006 yılında patlak veren organik ıspanaklardan

kaynaklanan E.coli salgını organik ürün satışlarını yavaşlatmış fakat üreticiler ve FDA

(Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) tarafından ürünler süpermarket raflarından hemen

toplatılmıştır. Salgının potansiyel sebeplerini açıklamak için yapılan yorumlar ve üreticilerin

üretim iyileştirmek için gösterdikleri çaba organik ürünlerin uzun dönem itibarının

zedelenmesini önlemiştir.

 

Konserve ve dondurulmuş meyve ve sebzeler, süpermarket ve toptancılarda

yaygınlaşmıştır. 

 

Organik hazır ve paketlenmiş ürünlerin satışları 20022007

yılları arasında %132, başka bir ifadeyle 2007 sabit fiyatlarıyla %103 oranında artmıştır.

Bu grupta en çok satan 
ürünler, pizza ve elde yenilebilen atıştırmalıklar gibi ürünler olup,

bu gruptaki artışın nedeni 
tüketicilerin sağlıklı fast food tüketme talepleridir.

Kroger, Safeway, Wegmans ve diğer önemli süpermarket zincirlerinin, tüketiciler

tarafından yüksek kaliteli içerikleri ve görünüşleri nedeniyle mağazaların kendi markaları

(Safeway’s O Organics, Meijer’s Organics ve Ahold’s Nature’s Promise gibi) gibi

algılanmayan markaları hazır ve paketlenmiş ürünler segmentinde önemli bir yere sahiptir.

3.3.3.1. 3. Organik Atıştır malıklar 


Organik atıştırmalıkların 2002- 2007 yılları arasındaki satışları %88, başka bir ifade ile

2007 sabit fiyatları ile %64 oranında artmıştır. Organik atıştırmalık pazarı, “enerji bar”ların

popülerliliği sayesinde yoğun ve yavaş bir büyüme kaydetmiştir. Enerji barlarının 2003

yılında kısa süreli etkili olan düşük karbonhidrat diyeti modası ile satışları artmış fakat 2004

yılında tüketiciler kuru ve sert kabuklu meyveler gibi diğer atıştırmalık ürünlere

yönelmişlerdir.

 

Üreticiler popüler atıştırmalık ürünlerinin (Fritolay Doritos) gibi organik

versiyonlarını piyasaya sürmüşler fakat yenilikçi ürünler daha çok doğal ürün üreten Garden

of Eatin (tuzlular) ve Newman’s Own (kurabiye ve tuzlular) gibi firmalardan tarafından

piyasaya sürülmüştür.

 

3.3.3.1. 4. Organik Unlu Mamuller


Ekmek, hububat ve makarnayı kapsayan organik unlu mamuller sektörü satışları 20022007

yılları arasında %130 başka bir ifadeyle 2007 sabit fiyatları ile %101 oranında artmıştır.

Organik unlu mamullerin satışlarının düşük karbonhidrat diyeti nedeniyle düşüş

göstermemesinin nedeni, organik ürün tüketicilerinin üzerinde Dr. Atkins’in önerdiği rejimin

etkili olmamasıdır. Düşük karbonhidrat diyeti moda olmasına rağmen tahıl ürünleri satışları

tam tahıl ve yüksek lifli ürünlerle ilgili olumlu haberler sayesinde yeniden artmıştır.

Soslar, çeşniler tatlandırıcılar ve baharat gibi pek çok organik ürünün de 20022007

yılları arasında satışları artmış olup, Mc Cormik’s organik baharat çeşitlerini, Clorox’s

Hidden Valley Ranch organik salata soslarını piyasaya sürmüştür.

 

3.3.4. Tüketici Tercihleri

 

Son 10 yılda tüketicilerin organik ürün talepleri üreticilerin de daha fazla çeşitle ürün

sunmaları ile artış kaydetmiştir. Organik ürünler, 20.000 doğal gıda satış yapan mağaza ve

konsvansiyonel ürün satan manavların 3/4’ünde satılmaktadır. Son yıllarda yapılan sanayi

istatistiğine göre, organik gıda satışları toplam gıda satışlarının % 2.5’ini oluşturmaktadır.

Organik gıdalar 3 satış kanalı ile tüketicilere ulaşmaktadır. Bu kanallar doğal gıda

mağazaları, konvansiyonel ürün satan mağazalar ve tüketici pazarlarıdır.

Nutrition Business Journal’e göre ABD’deki organik gıda satışları 2005 yılında (5.7

milyon $, toplam gıda satışlarının % 2.5) iken 2007 yılında 18.9 milyar $’a çıkacağı tahmin

edilmektedir.

 

Organik meyve ve sebzeler, 30 yıl önce organik ürünlerin perakende satışlarının

başladığı dönemden beri en çok satılan organik ürünler olmuştur. 2005 yılı satışlarının

%39’unu meyve ve sebzeler oluştururken, süt ürünleri %15’ini, içecekler % 14’ünü,

paketlenmiş ve hazırlanmış gıdalar % 13’ünü, ekmek ve unlu mamuller % 10’unu,

atıştırmalıklar % 5’ini ve et, balık, kanatlı eti % 2’sini oluşturmaktadır.

Doğal gıda satan mağazalar 1990’ların başında ürün sayısı ve mağaza büyüklüklerini

artırırken konvansiyonel süpermarketler ve zincir mağazalar ise 1990’ların sonunda organik

ürün satmaya başlamışlardır. OTA (Organic Trade Assocation)’ya göre; 2005 yılındaki

organik satışların % 47’si bağımsız doğal gıda mağazaları ve doğal gıda zincirlerinden

yapılmıştır. Konvansiyonel süpermarketler, manavlar, toptancılar ve üyelik sistemi ile çalışan

mağazalar toplam organik satışların %46’sını gerçekleştirmiştir. Geriye kalan % 7’lik satışlar,

perakende mağazalar, çiftçi pazarları ve gıda hizmet sektörünce gerçekleştirilmektedir.

Mintel’in anket çalışması sonucunda ortaya çıkan tüketici tercihleri ise aşağıdaki gibidir.

Ankete katılan kişilere aşağıdaki sorular sorulmuştur. 

 

3.3.9.1. USDA Organik Standardı

 

Organik gıdaların sertifikasyonu ile ilgili ulusal standartlar 21 Ekim 2002 tarihinde

yürürlüğe girmiştir. Birleşik Devletler Tarım Dairesi (USDA)’nın 2000 yılı Aralık ayında

hazırladığı söz konusu standardlar “Organik” ürünler için ulusal bir tanımlama getirmiştir.

Böylece, üreticiler ve tüketiciler organik tarım ürünlerinin, canlı hayvanların ve işlenmiş

ürünlerin üretimi ve diğer konularla ilgili uygulama üzerine bir rehbere sahip olmuştur. Söz

konusu standartlar ayrıca, daha net etiketleme kriterleri ile genetik mühendislik metodları ile

üretilen gıdalar için organik kelimesinin kullanılmasının ve verimliliğini artırılması için

kullanılan antibiyotikler, sulama ve gübreleme konularına kurallar getirmiştir.

 

“%100 Organik” sertifikası olabilmesi için ürünler sadece organik içeriğe sahip olmak

zorundadır. “Organik” sertifikası alabilmesi için ürünlerin en az %95 organik içeriğe sahip

olması gerekmektedir. AB standartlarına uygun olarak “Organik içerik ile yapılmış olan”

etiketi ile etiketlenen ürünler en az %70 organik içeriğe sahip olmak zorundadır.

 

Organik Gıda Üretim Kanunu (Organic Foods Production ActOFPA)

ve Ulusal Organik Programı (National organic ProgramNOP)

tüketicilerin satın aldıkları ürünlerin organik olarak üretildiğini, işlendiğini ve ulusal organik standartlara göre

sertifikalandırıldıklarını garanti altına almaktadır. NOP’nin gerektirdiği etiketleme kuralları

işlenmemiş ürünler, taze ürünler ve üretilirken içerisinde organik ürün kullanılan işlenmiş

ürünlere uygulanmaktadır. Satılan, etiketlenen veya organik olarak tanımlanan tarım ürünleri

NOP standartlarına göre üretilmiş ve işlenmiş olmak zorundadır.

 

5000 $ ve altında satış yapan çiftlik ve imalathaneler haricindeki organik çiftlik ve

imalathaneler, USDA tarafından akredite edilmiş sertifikasyon kuruluşlarınca

sertifikalandırılmak zorundadır. 

 

3.3.9.2. Etiketleme Kuralları

 

Etiketleme kuralları ürünün içindeki organik içeriğin yüzdesine göre belirlenmektedir. 

“%100 organik” ve “Organik” etiketi kullanılan tarım ürünleri:

Tarım ürünleri için “%100 Organik” ve “Organik” etiketleri kullanılmaktadır. USDA’nın

Standard gerekliliklerini yerine getiren bu iki kategorideki ürünler, gıdaların organik

olduğunu belgeleyen yeşil ve kahverengi “USDA Organik” etiketini kullanabilmektedir.

“%100 Organik” etiketine sahip ürünlerin su ve tuz dışında içeriğinin sadece organik

olması zorunludur. 

 

“Organik” etiketine sahip ürünlerin su ve tuz dışında içeriğinde en az %95 organik

ürün olması zorunludur. Ürünün geri kalan kısmı organik formu mevcut olmayan ulusal

listede yer alan onaylanmış spesifik olmayan maddelerden oluşmak zorundadır.

“%100 organik” ve “Organik” ürün gerekliliklerini karşılayan ürünlerin etiketleri

üzerinde bu ibareler ve içeriğindeki organik yüzde değeri yer alabilmektedir. USDA Organik

 

sertifikasının alındığın sertifikasyon kuruluşunun adına ürün paketinin üzerinde ve

reklamlarında yer verilebilir.

 

%100 organik ve organik etiketine sahip tarım ürünleri kullanılmasına izin verilmeyen

yöntemler, kanalizasyon suyu ve radyasyon kullanılarak üretilemez.

Tarım ürünleri için “%100 organik” ve “Organik” etiketleri kullanılmaktadır.

“Organik ürünler kullanılarak üretilmiştir” etiketi kullanılan işlenmiş ürünler:

 

İçinde en az %70 organik ürün kullanılan işlenmiş ürünlerde “organik ürünler

kullanılarak üretilmiştir” ibaresini kullanılabilmekte ve içinde kullanılan en fazla üç tane

organik ürün ya da ürün grubu etiketin ön yüzünde listelenmelidir. Örneğin, organik ürünler

ile üretilmiş bir çorba etiketi üzeride” organik bezelye, patates ve havuç ile üretilmiş çorba”

veya “organik sebzeler ile üretilmiş çorba” yazabilir.

 

İşlenmiş ürünler de kullanımına izin verilmeyen yöntemler, kanalizasyon suyu ve

radyasyon kullanılarak üretilemez. Ürünün içinde kullanılan organik ürünlerin yüzdesi,

sertifikasyon kuruluşunun logosu ürünün etiketinin ön yüzünde kullanılabilir. Bununla

birlikte, USDA etiketi ürün paketinde kullanılmayabilir.

 

İçinde %70’den daha az organik ürün kullanılan işlenmiş organik ürünler:

Bu ürünlerin etiketinin ön yüzünde organik kelimesi kullanılamaz. Bununla birlikte,

ürün içinde kullanılan organik ürünler etiketin bilgilendirme bölümünde belirtilebilir.

Etiketin yanlış kullanımına ver ilen cezalarNOP’ye uygun üretilmemiş ve işlenmemiş

ürünleri bilerek organik olarak 
etiketleyen veya satan kişiler en fazla 11.000 ABD doları

para cezasına çarptırılırlar. 

 

3.3.9.3. Diğer Etiketleme Kuralları

 

Organik olarak etiketlenen her üründe, etiketin bilgilendirme bölümünde içinde

kullanılan organik ürünlerin belirtilmesi zorunludur.

Son ürünü sertifikalandıran sertifikasyon kuruluşunun adının etiketin bilgilendirme

bölümünde belirtilmesi zorunludur.

 

“İlaç ve büyüme hormonu kullanılmamıştır”, gibi gerçekçi ifadelerin de etiket

üzerinde kullanılmasında bir kısıtlama getirilmemiştir.

 

3.3.9.4. Gümrük Vergileri

ABD ithalat gümrük oranları ürüne ve menşe ülkeye göre değişmekle birlikte ürün

organik ya da konvansiyonel olsun olmasın aynı oran uygulanır.

ABD’nin 2002 Armonize Gümrük Cetveline Birleşik Devletler Uluslararası Ticaret

Komisyonu’nun web sayfası olan http://dataweb.usitc.gov/ adresinden ulaşılabilir.

 

 

3.3.9.5. Sertifikasyon

 

Ulusal Organik Programının (NOPNational Organic Program) oluşturulması

amacıyla hazırlanan Organik Gıdalar Üretim Kanunu (OFPAOrganic

Foods Production Act), Çiflik Kanun Tasarısı (Farm Bill)’nın bir parçası olarak adapte edilmiştir. NOP, organik

olarak üretilmiş gıdaların üretilmesi, işlenmesi ve pazarlanması ile ilgili federal standardları
belirlemektedir.

 

Organik Gıdalar Üretim Kanunu – OFPA’ya göre

· Organik olarak üretilen bazı tarım ürünlerinin pazarlanmasını yönlendiren standardlar oluşturulmalı,

· Tüketicilere organik olarak üretilen gıdaların uygun standardlarda olduğu garanti edilmeli,

· Organik olarak üretilen yaş ve işlenmiş ürünlerin eyaletler arası ticareti

kolaylaştırılmalıdır.

 

1993 yılında USDA (Amerikan Tarım Dairesi) tarafından Ulusal Organik Standardlar

Kurulunu’nu (National Organic Standards BoardNOSB) kurulmuştur. 16 Aralık 1997’de,

NOP (Ulusal Organik Program)’u kurmayı teklif eden düzenleme hazırlanarak 16 Mart 1998

tarihine kadar halkın yorumu için Resmi Gazetede (Federal Register) yayımlanmış olup, bu

düzenleme, organik tarımsal ürünlerin (ürün ve canlı hayvanların her ikisi için de) üretimi,

işlenmesi ve pazarlanması ile ilgili talepleri detaylarıyla içermektedir. Organik ticaret ile ilgili

son tüzük 21 Nisan 2001’de yürürlüğe girmiş ve 21 Ekim 2002’de tamamen uygulamaya

konulmuştur.

 

ABD’ye ihracat yapmayı düşünen her üretici/ihracatçı firmanın ABD pazarına girişini

sağlayacak bir sertifikasyon kuruluşu seçme zorunluluğu vardır.

Genelde, yabancı üretici/ihracatçı firmaların deneyimli ve kabul görmüş bir Amerikan

ithalatçısıyla anlaşması ve ithalatçı firmanın çalıştığı sertifikasyon kuruluşunun USDA

tarafından akredite olması tavsiye edilmektedir.

ABD’deki akredite yerel sertifikasyon kuruluşu sayısı 55 ve akredite yabancı

sertifikasyon kuruluşu sayısı 40 olup, http://www.ams.usda.gov/ adresinden akredite

sertifikasyon kuruluşlarına güncel olarak ulaşılabilmektedir.

Uygunluk değerlendirmesi tanınan ülkeler:

Ocak 2009 tarihi itibariyle USDA aşağıda belirtilen ülkelerin sertifikasyon

kuruluşlarını değerlendirmeye ve akredite etmeye yetkin oldukları konusunda çalışmalar

yapmaktadır.

 

o Kanada (ve iki ili)

o İsrail

o Danimarka

o Yeni Zelanda

o Quebec

o İspanya

o Birleşik Krallık

o Hindistan

 

Söz konusu ülkelerin değerlendirmeye yetkin akredite sertifikasyon kuruluşlarının

USDA NOP taleplerini karşılayabildiği kabul edilmektedir.

 

Denklik Değerlendirmesi yapılan ülkeler:

Amerika Tarım DairesiUSDA

aşağıdaki ülkelerle ilgili olarak da söz konusu ülkelerin

organik sertifikasyon programlarının NOP’nin teknik taleplerine ve uygunluk değerlendirme

sistemine denk olup olmadığını belirlemek için çalışmalar yürütmektedir.

 

o Japonya

o Avustralya

o Avrupa Birliği 

 

 

3.3.9.6. Diğer Gıda Yasaları ve Düzenlemeler

Organik olsun veya olmasın ithal edilen ve ülke içinde üretilen gıdalar ile ilgili yasalar

birçok federal büro tarafından düzenlenmektedir. Bu bürolar:

o The Food and Drug Administration (FDA) http://www.fda.gov

o The U.S Department of Agriculture (USDA) http://www.usda.gov

o Centers for Disease Control and Prevention (CDC) http://www.cdc.gov

o Environmental Protection Agency (EPA) http://www.epa.gov

o US Customs Service http://www.customs.ustreas.gov

o Federal Trade Commission (FTC) http://www.ftc.gov

 


3.3.7.2. Organik Satış Kanalları

 

Şekil 4: Dağıtım Kanallarına Göre Or ganik Gıda Satışlar ı, 2004

Kaynak : The Handbook of Organic and Fair Trade Marketing, sf 18

Satın alınan organik gıdaların %60’ının konvansiyonel ürün satan mağazalardan

(süpermarketler, indirim üyelik gerektiren mağazalar, toptancılar ve küçük marketler)alındığı

tahmin edilmektedir.

 

ABD ve Kanada’daki bütün önemli süpermarket zincirlerinde organik ürün

satılmaktadır. En popüler organik ürünler taze meyve ve sebzeler, unlu mamuller, süt ürünleri

ve tahıllar olmakla beraber perakende mağazalarda çok çeşitli ürünler satılmaktadır.

Uzmanlaşmış perakendeciler, organik gıda satışlarının önemli bir bölümünün yapıldığı

dağıtım kanalı olup, bu perakendeciler 25.000 adet doğal gıda perakendecileri, organik ve

sağlıklı gıda mağazaları ve benzer perakendecileri kapsamaktadır. Bu perakendecilerin çoğu

New York, San Francisco, Los Angeles ve Toronto gibi büyük şehirlerdedir. Whole Foods

Market ve Trader Joe’s gibi büyük süpermarket zincirlerinde organik gıda satışlarının büyük

bölümü yapılmaktadır.

 

3.3.7.3. Organik Perakende Sektörü  

Zincir perakendeciler, Kuzey Amerika organik gıda sanayi üzerinde giderek etkisi

artan bir rol oynamaktadır. Gerçekten, perakendeciler arasındaki rekabetin gelecek yıllarda

%60Süpermarketler

%37Uzmanlaşmış

Perakendeciler Diğerleri

Pazar büyümesinde motor olması beklenmektedir. Bazı perakendeciler, organik ürünleri

gelirlerini artırıcı bir yol olarak görürken, diğerleri organik ürünleri diğer perakendecilerle

rekabette bir adım öne çıkmak için kullanmaktadırlar. Whole Foods Market’in büyümesini bir

tehdit olarak gören Safeway gibi süpermarketler organik perakende stratejileri

benimsemektedirler. Konvansiyonel mağaza kanallarındaki gelişmeler aşağıdaki gibi

sıralanabilir:

 

o WalMart,

2006 yılı Mart ayında organik gıda pazarlama faaliyetlerine başlamış ve

organik ürün yelpazesini 2 katına çıkarmıştır.

 

o Süper value, 2006 yılı Ocak ayında Sunflower Market isimli sadece organik ürün

satan bir süpermarket açmıştır. Hedef Sunflower Market’in ABD’deki sayısını 50’ye

çıkarmaktadır.

 

o Publix Super market, 2006 yılında Green Wise isimli iki tane organik ürün satan

mağaza açmayı planlamaktadır.

 

o Stop’n Shop, market içinde “mağaza içi mağaza” konseptinde organik ürün satmayı

denemektedir.

 

o Safeway, kendi mağazasına ait organik ürünleri “O Organic” adı ile 2005 yılından

beri satmaktadır. Markayı, medya reklamları ile de desteklemektedir.

Bu perakendeci girişimciler, organik ürünleri Kuzey Amerikalı tüketiciler için daha

kolay ulaşılabilir hale getirmektedir. Ayrıca, sektörde güven yaratmakta, yetiştiricileri daha

fazla organik ürün yetiştirmeleri için ve üreticileri daha fazla organik ürün imal etmeleri için

teşvik etmektedirler.

 

Tablo 43: Kuzey Amerika’daki Organik Ürün Satan Önemli Perakendeciler , 2006

Firma Adı Firma Detay Bilgileri Ülke

Ahold USA 2004 yılında Nature’s Promise markasını

piyasaya sürmüştür.

 

ABD Albertson’s Essensia markası ile organik ürünler satmaktadır.

 

ABD Kroger Natural Prefered markası ile organik ürünler satmaktadır.

 

ABD Safeway “O Organics” markası ile organik ürünlerini yeni bir marka ile satmaktadır.

 

ABDTrader Joe’s 250 mağaza ile ABD’nin en büyük ikinci doğal gıda perakendecisidir.

 

ABDWild Oat’s ABD ve Kanada’da 114 doğal gıdamağazasına sahiptir.

ABD Whole Foods Market Üç ülkede 175 mağaza ile dünyanın en büyük perakendecisidir.

 

ABD Loblaws “PC” markası ile Kanadalı en büyük organik ürün perakendecidir.

 

Kanada Planet Organic Kanada’daki önemli doğal gıda perakende zinciridir.

 

Kaynak: The Handbook of Organic and Fair Trade Food Marketing (Organic Monitor)

 

Kroger , 3700 mağazası ile ABD’nin en büyük gıda perakende grubudur. WalMart

satış itibariyle Kroger’i geçmiş olsa da Kroger ABD’deki hala en büyük zincirdir. Kroger

2003 yılı Nisan ayında Naturally Preferred markasını piyasaya sunmuştur. Bu marka altında

275 organik ve doğal ürünü 2005 yılı itibariyle 2500 süpermarketinde satışa sunmuştur. Bu

ürünler içinde organik bebek gıdaları, makarna, tahıllar, atıştırmalık ürünler, süt, yumurta,

meyve suyu ve soya ürün çeşitleri yer almaktadır.

 

Albertson’s 2500’den fazla mağazası ile ABD’nin en büyük ikinci süpermarket

zinciridir. Albertson’s süpermarketlerinde 1990’ların sonundan beri organik ürün satılmakta

olup, 2005 yılı itibariyle mağazalarının 2/3’ünde organik ürün satılmaktadır. 2003 yılında

Essensia markası ile organik ürün pazarlamaktadır.

 

Safeway, Kuzey Amerika’daki en önemli gıda perakendecilerinden biridir.

Mağazalarında meyve ve sebze süt ürünleri, atıştırmalıklar, tahıllar, kahvaltılık gevrekler ve

içecekler satılmaktadır. Kendi mağaza markasını yenileyerek 2005 yılında “O Organic” ismi

ile satmaya başlamıştır. 2006 yılında ürün yelpazesine unlu mamuller, süt ürünleri ve

dondurulmuş ürünleri ekleyerek 150 ürün çeşidine ulaşmıştır. Organik ürünler Safeway’in

1775 mağazasında satılmaktadır.

 

Ahold USA, ise organik ürünleri NewYorkLong Island bölgesinde kendine ait olan GaintCarlisle

mağazalarında satışa sunmaktadır. Eylül 2004’ten beri ise “Nature’s Promise”

ismi ile yeni bir markayı piyasaya sürmüş olup, yine kendine ait olan Gaint ve Stop and Shop

mağazalarında satmaya başlamıştır. Yaklaşık olarak 100 ürün çeşidi ile başladığı organik

ürünler satışları, 2005 yılında 200 çeşide yükselmiştir. Organik ürün yelpazesinde olan

çeşitler, süt, tereyağ, yumurta, meyve suyu, naturel kurabiyeler, et suyu ve cipslerdir.

 

 

WalMart, 3 kıtada 4800’den fazla mağaza ile dünyanın en büyük perakendecisi olup,

önemli bir organik gıda perakendecisi olma yolunda ilerlemektedir. 2005 yılında ABD’de

organik ürün satmaya başlayan WalMart, 2006 yılında birkaç ay içinde organik ürün çeşidini

iki katına çıkaracağını ilan etmiştir. 400 çeşit ürün satmayı planlamaktadır.

 

 

Whole Food Market, 1980 yılında Austin, Teksas’ta kurulmuş küçük bir mağaza iken

şimdi 3 ülkede 175 mağazaya sahip bir zincir haline gelmiştir. ABD dışında Kanada’da üç,

İngiltere’de yedi mağazası bulunmaktadır. Zincirin İngiltere pazarına girişi İngiltere’deki

“Fresh and Wild” isimli zincir mağazaları 2004 yılında satın almasıyla olmuştur.

Whole Foods Market’lerin ortalama mağaza büyüklüğü 3.000 m2 olup, mağazalarda

meyve ve sebze, süt ve et ürünleri, içecekleri ile giysi ve kişisel bakım ürünleri gibi gıda dışı

ürünler satılmaktadır. Organik ürün satışları, Whole Foods Market’in satışlarının %40’ını

oluşturmaktadır. Whole Foods Market kendi mağazasına ait 6 farklı marka ile 1300 çeşit ürün

satmaktadır. ABD’deki tüm süpermarketleri Quality Assurance International tarafından

organik sertifikalandırılmıştır.

 

Trader Joe’s büyüyerek ABD’nin ikinci büyük doğal gıda mağazası olmuştur. Trader

Joe’s “Pronto Markets” ismiyle 1958 yılında Los Angeles’da zincir mağaza olarak

faaliyetlerine başlamış olup, günümüzde 20 eyalette 250 mağaza ile hizmetlerine devam

etmektedir. Trader Joe’s mağazalarında sağlıklı gıdalar, organik ürünler ve gıda takviyeleri

gibi üst gelir seviyesine hitap eden ürünler satılmaktadır. 2000’den fazla çeşitte ve satışlarının 66-

%80’nini oluşturan kendi markalarını (Trade Joe’s, Trader Jose’s ve Trader Giotta’s)

geliştirmek üzerine çalışmalar yapmaktadır. Mağazaların ortalama büyüklüğü 1.000 m²’dir.

Mağazada pek çok organik ürün satılmakla birlikte bunların çok azı üretici firmanın markası

ile satılmaktadır.

 

 

Wild Oat’s Kuzey Amerika’daki üçüncü en büyük doğal gıda süpermarket zinciridir.

Kolorado Bolderd 1987 yılında kurulmuş olup, şu anda Amerika’nın 24 eyaletinde 110

mağaza ve Kanada’da 4 mağazaya sahiptir.

 

 

Wild Oat’s organik ürünler toplam satışların %40’ını oluşturmaktadır. Organik

ürünlere ek olarak doğal ürünler, gıda takviyeleri ve çevre dostu ürünler de satılmaktadır.

Wild Oat’s 2007 yılında Whole Food ile birleşmiştir.

Kanada’nın en büyük süpermarket zinciri olan Loblaws’ın 1.000’den fazla mağazaya

sahiptir. Lablows’da 2001 yılında 20 organik ürün satılırken 2005 yılında 300’ün üzerinde

organik ürün satılmaya başlanmıştır. Loblaw’sun kendi markası olan President’s Choice

Organics (PC Organics) tüm mağazalarında satılmaktadır. PC Organic adı altında meyve ve

sebzeler, ekmek, un, bebek gıdaları, peynir ve süt ürünleri, dondurulmuş gıdalar, makarna ve

sos çeşitleri satılmaktadır.

Organik ürünlerin satışı yıllık %30 artmaktadır. Bu büyük artışın nedeni mağazaların organik

ürün çeşidini artırmasıdır. Loblaws’un hedefi organik ürün satışının tüm gıda ürünleri

satışının %5’ini temsil etmesidir.

 

Planet Organic, Kanada’nın doğal gıda süpermarket zinciridir. İlk mağazası Haziran

 

2001’de Edmanton’da açılmış olup, 2005 yılında 5 mağaza ile hizmet vermekteydi. Zincirin

Kanada doğal ve organik pazarında söz sahibi olma planının bir parçası olarak başka zincirleri

bünyesine katmıştır. Bu çerçevede 35 mağaza sahibi “Sangster’s Health Centres” zincirini ve

vitamin, mineral ve bitkisel gıda takviyesi üreticisi ve dağıtıcısı olan “Trophic Canada”

firmasını 2004 yılında satın almıştır. 2005 yılında 17 mağazalı “Newfound Health” zincirini

de alarak büyümeye devam etmiştir.

 

Planet Organic süpermarketlerinde, mağaza içinde fırınlarda pişirilen unlu mamuller,

et, meyve ve sebzeler, salatalar, süt ürünleri, işlenmiş gıdalar ve tatlılar satışa sunulmaktadır.

Doğal kişisel bakım ürünleri ve tekstil gibi gıda dışı ürünler de satılmaktadır.

 

3.3.8. Organik ve Konsanviyonel Ürünler Arasındaki Fiyat Farkları

 

USDA tarafından organik ve konvansiyonel ürünlerin çiftlik ve perakende fiyatları

düzenli olarak raporlanmakla birlikte, USDA’nın AMS (Agricultural Marketing ServiceTarımsal

Pazarlama Servisi) tarafından bazı organik meyve ve sebzelerin toptan fiyatları son

10 yıldır açıklanmaktadır.

 

ERS’nin yaptığı çalışmaya göre meyve, sebzeler, tahıllar ve süt de fiyat farkları

oldukça yüksektir.

 

Etiketler : ABD,organik ürünler pazarı,organik ürün ihracatı


Yorumlar - Yorum Yaz